Muhterem Müslümanlar! İslam’ın ilk yıllarında müminler, Mekkeli müşriklerin günden güne artan eza ve cefasına, işkence ve boykotuna maruz kalmışlardır. Müslümanlar, yaşadıkları bütün zorluklara rağmen imanlarından asla taviz vermemişlerdir. Nihayet Peygamber Efendimiz (s.a.s) ve ashâb-ı güzîn, Cenâb-ı Hakk’ın emriyle, Mekke’den Medine’ye hicret etmişlerdir. İşte bu yıl, daha sonra hicri takvimin başlangıcı olarak kabul edilmiştir. Aziz Müminler! Hicret, yalnızca bir yerden başka bir yere göç etmek değildir. Hicret, Allah ve Resûlünün rızasını her şeyden üstün tutma idealidir. Hakka yönelmenin ve hakikate sımsıkı bağlanmanın gayretidir. Nefsin gayr-ı meşru istek ve arzularından, şeytanın bitmek bilmeyen vesveselerinden uzaklaşıp salih ameller ve güzel ahlakla dolu bir ömür geçirme azmidir. Hicret, hata ve günahlardan tövbe edip Yüce Rabbimizin engin rahmet ve mağfiretine sığınma çabasıdır. Haramlardan helallere, kötülüklerden iyiliklere doğru adım atma kararlılığıdır. Peygamber Efendimi...