İsrail güçlerinin Marmaris'ten Gazze'ye doğru harekete geçen Küresel Sumud Filosu'ndaki bir gemiye müdahale etti. Filoda 54 geminin ve 426 aktivistin yer aldığı ifade edildi. 426 aktivistin 96'sının Türk olduğu belirtilirken toplamda 39 farklı ülkeden aktivistin filoyla beraber Gazze'ye doğru yola çıktığı ifade edildi.
Filodaki bir geminin yolunun Kıbrıs'ın batısındaki uluslararası sularda kesildiği bildirildi. Filodaki bir başka gemiyle de temasın kesildiği kaydedildi. İsrail ordusunun, filoda bulunan Sadabad adlı Türk gemisine askerlerin çıktığı ve müdahale edildiği ifade edildi. İsrail askerlerinin filoya müdahalesi de gemideki kameralarla görüntülendi.
Girişimin X (eski Twitter) hesabından yapılan açıklamada "Askeri gemiler şu anda filomuza müdahale ediyor ve İsrail güçleri güpegündüz teknelerimizden birine çıkıyor" denildi.
İsrail Dışişleri Bakanlığı daha önce X (eski Twitter) hesabındaki paylaşımda "Gazze'ye yönelik yasal deniz ablukasının herhangi bir ihlaline izin verilmeyeceğini" belirtmişti.
Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada müdahale kınandı. "İsrail'in, müdahaleye derhal son vermesi ve alıkonulan filo katılımcılarını koşulsuz olarak serbest bırakması gerekmektedir. İsrail'in hukuk tanımaz eylemlerine karşı uluslararası toplumu gecikmeksizin ortak ve kararlı bir tutum almaya davet ediyoruz" denildi.
Gazze'ye yardım götürmeyi ve İsrail'in bu bölgeye uyguladığı deniz ablukasını delmeyi amaçlayan filoda 70 ülkeden yaklaşık 500 kişi bulunuyor. Filonun yolcuları arasında Türkiye'den Hak-İş başkanı Mahmut Arslan da var.
Küresel Sumud Filosu daha önce de Gazze'ye benzer seferler düzenlemişti.Ancak bu seferlerin tümü, İsrail ordusu tarafından engellendi.
2025'te düzenlenen bir seferde, iklim eylemcisi Greta Thunberg de gözaltına alınmış ve İsrail'e götürüldükten sonra sınır dışı edilmişti.
Küresel Sumud Filosu son olarak Nisan ayında bir sefer düzenledi.
İsrail ordusu bu sefere de Yunanistan'ın Girit Adası açıklarında müdahale etti.
Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 11 ülkenin dışişleri bakanları müdahaleyi kınarken, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) de kabul ettiği tezkerede müdahaleyi "savaş suçu" olarak niteledi.
Dışişleri bakanlarının 30 Nisan tarihli ortak açıklamasında, Türkiye, Brezilya, Ürdün, Pakistan, İspanya, Malezya, Bangladeş, Kolombiya, Maldivler, Güney Afrika ve Libya dışişleri bakanları, söz konusu girişimin barışçıl ve sivil bir insani yardım misyonu olduğunu vurguladı.
Açıklamada, filoya yönelik saldırılar ile aktivistlerin uluslararası sularda gözaltına alınmasının, uluslararası hukuk ve uluslararası insancıl hukukun "açık ihlali" olduğu belirtildi.
İsrail donanması tarafından gözaltına alınan aktivistlerin 59'u 1 Mayıs'ta İstanbul'a götürülerek serbest bırakıldı.
Filonun adı Arapça sebat anlamına geliyor ve Filistin topraklarında İsrail işgaline karşı gündelik hayatta uygulanan şiddetsiz direniş için kullanılıyor.
İsrail Gazze'ye uyguladığı deniz ablukasının uluslararası hukuka uygun olduğunu savunuyor.
2010'da Gazze'ye doğru yol alan Mavi Marmara gemisi, İsrail güçlerinin saldırısına uğramış ve aralarında Türk eylemcilerin de bulunduğu 10 kişi ölmüş, 28 kişi yaralanmıştı.
Bu olay İsrail'in Türkiye'yle ilişkilerini de ciddi bir şekilde etkilemişti.
Daha sonra iki ülke arasında bir anlaşma imzalanmış ve Türkiye'de İsrail'e karşı açılan dava düşürülmüştü.
