Ana içeriğe atla

M. Nihat Malkoç - Hanefi Bostan'ın Ardından



Nihai kaderimiz olan ölüm, her geçen gün yalnızlaştırıyor bizi. Gün geçmiyor ki çok zor yetişen bir değerimizi, bir değerlimizi kaybetmeyelim. Bizler gidenlere üzülsek de hayata kaldığımız yerden devam ediyoruz. Zira kader çizgimiz bizi buna mecbur kılıyor. 

 Bu ülkede kalifiye insan öyle kolay yetişmiyor. Ona rağmen değerlerimizin değerini ancak kaybettiğimizde anlıyoruz. Fakat o zaman da ne yazık ki iş işten geçiyor.

Trabzonlu bir bilim adamı olan Prof. Dr. Mehmet Hanefi Bostan, henüz 66 yaşındayken amansız bir hastalığa yenik düştü. Türk Eğitim-Sen İstanbul 1 No’lu Şube Başkanı, Türkiye Kamu-Sen Merkez Denetleme Kurulu Başkanı ve Marmara Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Tarih Bölümü, Yeniçağ Tarihi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi de olan Prof. Dr. M. Hanefi Bostan kıymetli bir akademisyen ve başarılı bir sendikacıydı. Türkiye'de sağ kesimin sendikalaşmasına büyük hizmetler etmişti. Merhum Bostan'ı yıllardır görev yaptığı şehir olan İstanbul'dan ebedî âleme uğurladık. 

Yüreği Türklük idealleriyle dolu büyük bir Türk milliyetçisi, tabir yerindeyse, bir alperen olan Prof. Dr. Mehmet Hanefi Bostan, ülkücü camianın önemli isimlerinden biriydi. Kendisi Türkiye Kamu-Sen'in kurucularındandı. 

Hanefi Bostan, evli ve 3 çocuk babasıydı. Mehmet Hanefi Bostan, 1958 yılında Trabzon'un Çaykara ilçesinde doğmuştu. İlkokulu Çaykara’da, or­ta­oku­lu İs­tan­bul Kar­tal Li­se­si’n­de, li­se­yi ise pa­ra­sız dev­let ya­tı­lı­sı ola­rak Bo­ya­bat’­ta ta­mam­la­mıştı. 1982 yı­lın­da Mar­ma­ra Üni­ver­si­te­si’n­de li­sans eği­ti­mi­ni bi­tir­mişti. 31 Ara­lık 1982’de Mar­ma­ra Üni­ver­si­te­si Ata­türk Eği­tim Fa­kül­te­si Sos­yal Bi­lim­ler Eği­ti­mi Bö­lü­mü, Ta­rih Ana­bi­lim Da­lı’n­da Araş­tır­ma Gö­rev­li­si ola­rak gö­re­ve baş­la­mıştı. 1986’da yüksek lisansını, 1993’te de doktorasını tamamlamıştı. 1992 yı­lın­da Öğ­re­tim Gö­rev­li­si kad­ro­su­na ta­yin edil­mişti. 1996 yılında da Yar­dım­cı Do­çent kad­ro­su­na atan­mıştı. 2001 yılında M.Ü. Fen Ede­bi­yat Fa­kül­te­si’nin Ta­rih Bö­lü­mü Ye­ni Çağ Tarihi Anabilim Dalı’na kadrosuyla birlikte nakledilmişti. 19 Aralık 2018 tarihinde "Doçentlik" unvanını almıştı. 

 Prof. Dr. Mehmet Hanefi Bostan, hemşehrisi Selçuklu tarihi uzmanı Prof. Dr. Osman Turan gibi iyi bir tarihçiydi. İkisi de Çaykaralıydı. Her ikisi de tarih alanında birer otoriteydi. İkisi de dava ve fikir adamıydı. İkisinde de Trabzon sevgisi en üst düzeydeydi. Tarih alanında yetkin bir kalem ve iyi bir akademisyen olan Prof. Dr. M. Hanefi Bostan, "Türk Kültürü İncelemeleri ", "Türk Dünyası Araştırmaları", "Karadeniz İncelemeleri", "OTAM" adlı dergilerde hem yazılar yazmış hem de bilimsel hakemliklerde bulunmuştu. Dergiler vasıtasıyla birçok muğlak konuyu açıklığa kavuşturmuştu. Onunla da kalmamış, kendinden sonra gelecek olan tarihçilerin yolunu bilim ışığıyla aydınlatmıştı. 

 M. Hanefi Bostan, yazdıklarıyla birçok önemli ödülün sahibi olmuştu. O, 2005 yı­lın­da, "XV-XVI. Asır­lar­da Trab­zon San­ca­ğın­da Sos­yal ve İk­ti­sa­dî Ha­yat" isim­li ki­ta­bıy­la Mil­li­yet Ga­ze­te­si’­nin Ör­san Öy­men-Kent Ta­ri­hi Ödü­lü­nü al­mıştı. M. Ha­ne­fi Bos­tan’ın sosyal ve ekonomik tarihle ilgili yayınlanan çok sayıda ulusal ve uluslararası bildiri ve makalesi ya­nın­da, ay­rı­ca ba­sıl­mış beş ki­ta­bı bu­lun­mak­ta­dır. Bu kitaplar şunlardı: "Sa­id Ha­lim Pa­şa", "XV- XVI. Asır­lar­da Trab­zon San­ca­ğın­da Sos­yal ve İktisadî Hayat", "Karadeniz’de Nüfus Hareketleri ve Nüfusun Etnik Yapısı", "Bir İslâmcı Düşünür ve Sadrazam Said Halim Paşa", "Harşit Vadisinin İdarî, Sosyal ve İktisadî Tarihi (XV. – XVII. Yüzyıllar)" Trabzonlu bir bilim insanı olan Prof. Dr. M. Hanefi Bostan'ın Trabzon yerel tarihi ve kültürüyle ilgili kıymetli makaleleri bulunmaktaydı. Yani o, doğup büyüdüğü topraklara hiçbir zaman bigâne kalmamıştır. Yemeğini yediği, suyunu içtiği, havasını soluduğu, İstanbul'a gittikten sonra da hasretini çektiği topraklara ilmî ve insanî vefa borcunu fazlasıyla ödemiştir. Onun birbirinden kıymetli eserleri (görüşleri)Trabzon tarihine ışık tutmaktadır. Onun bu şehirle ilgili görüş ve değerlendirmeleri dikkate değer ve de güvenilirdir. 

 Türk-İslâm ahlâkıyla ahlâklanan Prof. Dr. M. Hanefi Bostan, başta Çaykara ve Trabzon olmak üzere memleketin birçok yöresini mercek altına almış, bunlarla ilgili olarak kitaplar ve yazılar kaleme almıştır. Bu yazılar arasında "Barma Yaylası Tarihi", "Yavuz Sultan Selim'in Şehzadelik Dönemi (1487-1512)", "Trabzon Şehrine Yönelik İskân Uygulamaları ve Şehrin Nüfusu (15.-19. Yüzyıllar)", "16. ve 17. Yüzyıllarda Tonya ve Çevresinde İskân Birimleri ve Nüfus", "Nereye Gitti Bu Pontus?", "15-16. Asırlarda Çaykara'da İslâmiyet ve Maraşlı Şeyh Osman Efendi ( Boyun Eğmişti Bir Görmede Ruhban)", "16. Asrın Sonlarında Çaykara'da Sosyal ve İktisadî Hayat", "Trabzon'da Arşiv Tahribatı ve Günümüze Ulaşabilen Vakıf Defterleri", "16. Asrın Ortalarında Çaykara", "Sultan Murad ve Of Muharebeleri", "15. Yüzyıl Sonlarında Çaykara", "Maraşlı Şeyh Osman Efendi'nin Of Bölgesinin Türkleşme ve İslâmlaşmasındaki Etkisi", "Tirebolu-Çaykara Çevresinde Yayla Kültürü ve Yayla Şenlikleri", "Barma Yaylası ve Yayla Ortası Şenlikleri", "17. Yüzyılda Trabzon Şehri", "17. Yüzyılda Akçaabat Nahiyesinin Nüfusu", "15-19. Yüzyıllarda Maçka Kazasında Nüfus Hareketleri ve Nüfusun Etnik Yapısı", "15, 16 ve 17. Yüzyıllarda Çaykara'da Nüfus ve Nüfus Hareketleri", "17. Yüzyıl Avarız ve Cizye Defterlerine Göre Of Kazasının Nüfusu ve Etnik Yapısı", "15-16. Yüzyıllarda Trabzon Şehrinde Nüfus ve İskân Hareketleri", "15-17. Yüzyıllarda Trabzon Şehrinde Nüfus ve İskân Hareketleri", "Trabzon Muhafaza-i Hukuk-i Milliye Cemiyetinin Doğu Karadeniz Bölgesinde Yaşayanların Türk Olduklarına Dair Bir Muhtırası" adlı yazılar zikredilebilir. "Yeniçağ Tarihi" alanında yaptığı araştırma ve incelemelerle tanınan Prof. Dr. Mehmet Hanefi Bostan, Haziran 2005'te Örsan Öymen Kent Tarihi Ödülü, Temmuz 2016'da Uluslararası Eğitim Sendikaları Birliği Bilim Teşvik Ödülü, Mayıs 2018'de Marmara Üniversitesi 2017 Akademik Teşvik Değerlendirme Sonuçlarına Göre Sosyal Bilimler Atıf Ödülü, Temmuz 2018'de Uluslararası Eğitim Sendikaları Birliği Dede Korkut Teşvik Ödülü, Haziran 2019'da Marmara Üniversitesi 2018 Akademik Teşvik Değerlendirme Sonuçlarına Göre Sosyal Bilimler Yayın Ödülü, Kasım 2020'de Bilge Tonyukuk Başarı Ödülü kazanmıştı. Tarihçi Prof. Dr. Mehmet Hanefi Bostan, akademik hayatı boyunca "Osmanlı Merkez Teşkilâtı", "Osmanlı Medeniyeti Tarihi", "Osmanlı Paleografyası", "Osmanlı Taşra Teşkilâtı", "Osmanlıca" lisans derslerini; "Yeniçağ Osmanlı Tarihi Bibliyografyası" yüksek lisans derslerini, "Yeni Çağda İdarî Değişim" doktora derslerini başarıyla vermiştir. Ebedî âleme uğurladığımız M. Hanefi Bostan gayretli bir ilim ehliydi. Teşkilâtçı bir insan olan Prof. Dr. Mehmet Hanefi Bostan akademi dışında aşağıdaki görevlerde de bulunmuştur: Türkiye Kamu-Sen Genel Merkezi Disiplin Kurulu Başkanlığı (1999-2002), Tarih ve İslâm Araştırmaları Vakfı Başkan Yardımcılığı (1984-2005), Türkiye Kamu-Sen İstanbul İl Temsilciliği (1992-2015), Türk Eğitim-Sen İstanbul 1 Nolu Şube Başkanlığı, Türk Eğitim-Sen Denetleme Kurulu Başkanlığı, Fatih Kaymakamlığı İnsan Hakları Kurul Üyeliği. Usta tarihçi Prof. Dr. M. Hanefi Bostan, bütün klasik Karadenizliler gibi dur durak demeden çalışan ve üreten bir insandı. İlmî mânâda alanında parmakla gösterilecek bir şahsiyetti. O, bütün bu çalışmaların yanında "Son Sadrazamın Sonu (Belgesel Film)", "Bir İslâmcı Düşünür ve Sadrazam Said Halim Paşa", "Türkiye'nin Sosyal ve Kültürel Tarihî Projesi: Anadolu'da Aşiretler, Cemaatler, Oymaklar" projelerinde de etkin rol almıştı. Güçlü bir kalem olan Prof. Dr. Mehmet Hanefi Bostan, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi'nde "Üsküdar", "Said Halim Paşa", "Niksar" maddelerini de kaleme almıştı. 

 Adı tarihçi ve sendikacı olarak hafızalara kazınan M. Hanefi Bostan, çocukluğunun dışında gurbette okudu, gurbette akademik hayatını sürdürdü ve 22 Mart 2024 tarihinde gurbette öldü. 23 Mart'ta da yine gurbette Marmara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Maltepe Gülsuyu Mezarlığı'na defnedildi. Arkasında itibarlı bir isim, birbirinden kıymetli eserler ve hoş bir seda bıraktı. 

Allah rahmet eylesin.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Peygamberimiz ve Güzel Ahlak (Cuma Hutbesi)

    Ey Fahr-i Kâinat Efendimiz! Veladetinin sene-i devriyesinde, “ Ne mutlu beni görmeden iman edenlere ” [1] diyerek müjdelediğin kardeşlerin olmanın huzur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bizleri ümmetin olmakla şereflendiren Yüce Rabbimize sonsuz hamd ve sena ediyoruz. Salât ü selâm, tahiyyât ü ikrâm, her türlü ihtirâm sana, âline ve ashabına olsun. Aziz Müminler! Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), Cenâb-ı Hakk’ın “ Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin ” [2] övgüsüne mazhar olan, ilahî mesajın nasıl hayat bulacağını gösteren bir kılavuzdur. Ve onun ahlakı, yaşadığı çağda kalan ya da uzaktan hayranlık duyulan bir örneklikten ibaret değildir. Efendimiz (s.a.s)’in rahmet mesajlarında bütün insanlık için hikmetler vardır. Nitekim Peygamberimiz (s.a.s) buyurdular ki: “ Allah sizin suretlerinize ve mallarınıza bakmaz, ancak kalplerinize ve amellerinize bakar. ” [3] Yine buyurdular ki: “ Doğruluktan ayrılmayın. Çünkü doğruluk iyiliğe, iyilik de cennete götürür… Yalandan sakının! Çünkü yala...

PDF Dosya Boyutunu Düşürmenin Pratik Yolu

PDF dosyaları, profesyonel, akademik ve kişisel ortamlarda bilgi paylaşımının standart formatlarından biri haline gelmiştir. İster bir proje raporu, teknik doküman, iş teklifi, taranmış sözleşme ya da sunum olsun, PDF formatı birçok alternatif dosya türünün sağlayamadığı tutarlılığı sunar. Bir belge, hangi cihaz veya işletim sistemi kullanılırsa kullanılsın aynı görünümünü korur ve bu da PDF’leri güvenilir bir iletişim aracı haline getirir. Ancak belgeler daha kapsamlı ve görsel açıdan daha zengin hale geldikçe dosya boyutları da büyümeye başlar. Yüksek çözünürlüklü görseller, gömülü grafikler, taranmış sayfalar ve detaylı tasarımlar dosya boyutunu hızla artırabilir. Başlangıçta kullanışlı görünen bir belge, zamanla saklanması, yüklenmesi, paylaşılması veya e-posta ile gönderilmesi zor bir dosyaya dönüşebilir. Bu nedenle PDF boyutunu yönetmek, birçok kullanıcı için dijital verimliliğin önemli bir parçası haline gelmiştir. Belge yönetimindeki en önemli gelişmelerden biri çevrimiçi PDF a...

Özbekistan Hava Kuvvetlerine 24 Çin J-10 CE Savaş Uçağı Aldı

Özbekistan, Çin üretimi J-10CE savaş uçaklarını envanterine kattığını devlet televizyonunda yayımlanan görüntülerle ilk kez doğruladı. Özbekistan'ın bağımsızlığının 35’inci yıl dönümü kapsamında yayımlanan görüntülerde, Özbekistan Hava Kuvvetleri’ne ait J-10CE savaş uçakları da yer aldı. Görüntülerde uçakların formasyon halinde uçtuğu ve bir hava üssüne iniş yaptığı görüldü. Uçaklardan birinin, kuyruğunda Özbekistan bayrağıyla fren paraşütünü açarak iniş yaptığı belirtildi. Özbekistan, Çin'in J-10CE savaş uçağını kullanan ikinci yabancı ülke olduğunu doğruladı . Bu durum, Pekin'in gelişmiş savaş uçağı ihracatında bir başka atılımı ve uzun süredir Rus savaş uçaklarının hakimiyetinde olan Orta Asya savunma pazarına potansiyel olarak önemli bir giriş anlamına geliyor. Daha önce çıkan haberlerde Özbekistan'ın 24 adet J-10CE siparişi verdiği öne sürülmüştü, ancak iki ülke de bu anlaşmayı doğrulamadı. Ancak, Özbekistan Cumhurbaşkanlığı Ofisi tarafından Cuma günü ülkenin 35...

Kırgızistan Cumhuriyeti 35'inci Bağımsızlık Yıldönümünü Kutluyor

Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla 31 Ağustos 1991 tarihinde bağımsızlığını ilan eden Kırgızistan'da halk, bugün egemen bir devlet olmanın coşkusunu yaşıyor. Türkistan coğrafyasında yaşayan en eski Türk kökenli topluluklardan olan Kırgız halkı, bugün 1991 yılında ilan edilen bağımsızlığın coşkusunu yaşıyor. Tarih sahnesine MÖ 3. asırda çıkan Kırgızlar, 16. ve 17. yüzyıllarda Kalmuk ve Moğollara karşı mücadele verdi. 18. yüzyılda Türkistan’da teşekkül eden hanlıklara tabi olan Kırgızlar, 1860 -1861 yıllarında ise Rus işgaline uğradı. Kırgızlar, 19. yüzyılın sonlarına doğru Çarlık rejiminin yönetimi altında yaşamaya başladı. Çarlık Rusyası öncelikle Kazak bozkırlarını ele geçirdi ve sonra Tanrı Dağlarına Sibirya tarafından girerek Türkistan’ı işgal etti. 1867 yılında Çarlık Rusyası Türkistan’ı önce bölgelere ve sonra da eyaletlere böldü. Çarlık Rusyası böldüğü topraklara Rusları yerleştirmiş ve bu topraklarda yeni bir Rusya yaratmayı amaçlıyordu. 31 Ağustos 1991’de olağanüstü top...

Bazı NATO Ülkeleri Yeni Nesil Çok Amaçlı Helikopter Arıyor

Altı NATO ülkesi için geliştirilen Yeni Nesil Döner Kanatlı (NGRC) Çok Amaçlı Helikopterin geliştirme süreci bir sonraki aşamaya geçiyor. NATO Destek ve Tedarik Ajansı (NSPA), 31 Temmuz'da helikopter programının konsept tasarım aşaması için bir Teklif Çağrısı (RFP) yayınladı. Tekliflerin sunulması için son tarih Ağustos 2027'dir.