Ana içeriğe atla

Türk Dünyasının İstikrarlı ve Güçlü Devleti Özbekistan Bağımsızlığının 35'inci Yılını Kutluyor

Taşkent’teki yıl dönümü töreninde siyasi mesajlar, geniş kapsamlı bir kültür programıyla bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyayev, yatırım, eğitim, sağlık ve ekonomik büyümeye ilişkin önemli hedefleri de içeren yedi ulusal program açıkladı.


Özbekistan, 1 Eylül’de kutlanacak resmi Bağımsızlık Günü öncesinde, bağımsızlığının 35. yıl dönümünü Yeni Taşkent’te düzenlenen geniş kapsamlı bir etkinlikle kutlamaya başladı. Özbekistan, Sovyetler Birliği’nden 31 Ağustos 1991’de bağımsızlığını ilan etmişti.


Bugün Özbekistan’ı oluşturan topraklar tarihî süreç içierisinde Turan, Türkistan, Mâverâünnehir gibi adlar almıştır. Yapılan bilimsel araştırmalar bu coğrafyada yerleşimin binlerce yıl öncesine dayandığını ortaya koymaktadır. Bu noktada bölgenin bilinen ilk medeniyeti, geçmişi M.Ö. 5. bin yıla uzanan Kaltaminarlılardır.Bölgede ilk tarım faaliyetlerini M.Ö. 3. bin yılın sonlarında başladığı ve ilk şehirlerin kurulduğu tahmin edilmektedir.


Milâttan önce 6.-5. yüzyıllarda bölgede Bahtar Krallığı ve Büyük Hârizm Devleti’nin kurulduğu bilinmektedir. M.Ö. 4.-3. Yüzyıllarda bölgede İran Ahamenîlerine ve Büyük İskender’in istilalarına karşı mücadele edilmiştir. Bu tarihten itibaren bölgedeKang Hakanlığı, Kuşan, Dâvân gibi devletler hüküm sürmüştür. Bu dönemde bölgede birçok Zerdüştlük, Budizm, Yahudilik gibi birçok dini inanışın varlık göstermiştir.


6.-7. yüzyılda bölgede yaşayan topluluklar Yettisuv’da (Yedisu) kurulan Batı Türk Hakanlığı bayrağı altında birleşmiş ve nihayet 8. Yüzyılın başlarında Mâverâünnehir ve Hârizm, Kuteybe b. Müslim kumandasındaki İslâm orduları tarafından fethedilmiş, bölge halkı bu tarihten itibaren İslâmiyet’le tanışmıştır. Emevî hakimiyetinin ardından 9. yüzyılda bölgede Sâmânîler Devleti ortaya çıkmış, aynı asırda Karahanlılar’ın, 12. yüzyılda Karahıtaylılar’ın hâkimiyetine giren bölgede daha sonra Hârizmşahlar Devleti kurulmuştur. İslamiyet’in bölgeye gelişi ile birlikte Özbek coğrafyası, yaşanan siyasî kaoslara rağmen önemli bir ilim ve kültür merkezi haline gelmiş, bu yüzyılarda bölgede dünyaca ünlü düşünürler, biliminsanları, din alimler, siyasetçiler ve sanatçılar yetişmiştir. Fergânî,Hârizmî, Fârâbî, Bîrûnî, İbn Sînâ, İmam Buhârî, Hakîm et-Tirmizî, Burhâneddin el-Mergınânî gibi isimler bu kapsamda zikredilebilir.


1200’lerin ilk çeyreğinde bölge Moğol istilasına uğramış, Buhara ve Semerkand başta olmak üzere bölgedeki belli başlı bütün şehirler harap olmuştur.


14'üncü yüzyılın ikinci yarısından itibaren Moğol hakimiyeti sona ermiş Büyük Türk hükümdarı Emir Temür bölgeyi hakimiyeti altına alarak yeni bir devlet tesis etmiştir. Bu süreçte yirmi yedi devleti idaresi altına alarak geniş bir imparatorluk kuran Temür liderliğinde bölgede büyük değişimler meydana gelmiş, şehirler yeniden imar edilmiş, ticarî hayat canlanmış, farklı coğrafyalardan bölgeye getirilen sanatçılar sayesinde kültürel hayat zenginleşmiştir. Emir Temür'ün vefatı ile birlikte bölgede taht kavgaları yaşansa da, Büyük Temür Devleti’nin bölgedeki hakimiyeti bir asır kadar daha devam etmiştir. Altınorduyu kaybeden Kıpçak Türklerinin Şeybani Han önderliğinde Büyük Temür imparatorluğunun Maveraünnehir'deki hakimiyetine son vermesini takiben Temür'ün torunlarından Babür tarafından bugünkü Afganistan, Hindistan, Pakistan ve Bangladeş topraklarında büyük bir devlet kurulmuştur.


15'inci yüzyılda Şeybânîler bölgede hakimiyet kurmuş, Ebülhayr Han dedesi Özbek Han’ın adını taşıyan tebaasını siyasi bir çatı altında toplayarak 1428’de bağımsızlığını ilan etmiştir. Bu tarihten itibaren Temür Devleti’nin bölgedeki varlığı sona ermiştir. Ancak 16. ve 17. yüzyıllarda devlette bölünmeler meydana gelmiş ve tarihte “Üç Özbek Hanlığı” olarak adlandırılan Hive Hanlığı, Buhara Hanlığı ve Hokand Hanlığı ortaya çıkmıştır. Söz konusu hanlıklar dönem dönem İran’a karşı mücadele içinde olmuş ve Osmanlı ile yakın siyasî ilişkiler kurmuş, zaman zaman da kendi aralarında çekişmeler yaşamışlardır.


19. yüzyılın ortalarında Türkistan coğrafyası Ruslar tarafından işgal edilmeye başlanmış, 1865 yılında Taşkent Rus hakimiyetine geçmiştir. 1867’de bölgeyi yönetmek üzere Türkistan Genel Gubernatorluğu kurulmuş, 1876’da Hokand Hanlığı’na son verilmiş, Buhara Emirliği ve Hîve Hanlığı da sömürgeleştirilmiştir. Böylece Çarlık Rusyası, bölgenin doğal zenginliklerine el koymuş, halk yoksullaşmıştır. Rusların bu baskıcı yönetimlerine karşı 1893’te Taşkent’te, 1898’de Endican’da, 1916’da Taşkent, Margilân ve Cizzah’ta halk ayaklanmaları gerçekleşmiş, bu ayaklanmalar kanlı şekilde bastırılmıştır.


Taşkent’te 1 Kasım 1917 tarihinde gerçekleştirilen Bolşevik ayaklanması ile Sovyetler hakimiyeti ele geçirmiş Nisan 1918’de Türkistan Genel Gubernatorluğu kaldırılarak Türkistan Otonom Cumhuriyeti, 1920’de Buhara Halk Sovyet Cumhuriyeti ve Hîve’de Hârizm Halk Cumhuriyeti kurulmuştur. 1924 yılında Özbekistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti kurulmuş, daha sonra 1936’da Karakalpakistan Otonom Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti, Özbekistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti içine alınmıştır.

70 yıl kadar Sovyet rejimi tarafından yönetilen Özbekistan, Sovyetler Birliği’nin dağılması ile birlikte 1 Eylül 1991 tarihinde bağımsızlığını ilân etmiş, 20 Aralık’taki referandumda Özbekistan Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı olarak İslam Kerimov seçilmiş, 8 Aralık 1992’de Özbekistan Cumhuriyeti anayasası kabul edilmiştir.


Özbekistan'ı ilk tanıyan ülke Türkiye Cumhuriyeti olmuş, iki ülke arasında büyük bir işbirliği başlamıştı. İki ülke birbirine öğrenci gönderiyor, Türk işadamları Özbekistan'da yatırım yapıyordu. Özbekistan Kiril alfabesi yerine Türkiye'de kullanılan alfabeye geçmişti. İlişkiler altın çağını yaşarken Özbekistan'dan kaçan muhaliflerin Türkiye'de okuyan öğrenciler arasında propaganda yapmasına izin verilmesi ilişkilerde ilk çatlağa yol açtı. Kerimov'un Fethullah Gülen cemaatinin okulları kapatması, kapatılmayanları  da sıkı bir kontrol altına alınması; o yıllarda Gülen cemaatiyle işbirliği içinde olan hükumetle Özbekistan arasında yeni bir gerilim oldu. 2005 yılında Andican ve çevresinde radikal dinci grupların başkaldırmasının sert tedbirlerle bastırılması üzerine Türkiye Cumhuriyeti yöneticilerinin karşı tavır alması ilişkilerde büyük bir yara açtı. Onlarca yıl birbirine derin kardeşlik bağları ile bağlı iki ülke halkının siyasetçilerin hatalarını anlamasını beklemesiyle geçti. 2013 yılında Fethullah Gülen cemaatinin hükümetle ters düşmesinden sonra Ak Parti yöneticileri İslam Kerimov'un haklı olduğunu farkettiler. 2016 yılında İslam Kerimov'un vefatından sonra Cumhurbaşkanı seçilen Şevket Mirziyayev'in ılımlı politikaları ilişkilerin yeniden düzelmesini sağladı.


Sovyet döneminde adeta pamuk deposu olan Özbekistan, bağımsızlığını kazanmasının ardından tarıma dayalı ekonomiden vazgeçerek ekonomisini çeşitlendirmeye başladı. Ülkede geleneksel tarım ve sanayinin yanı sıra otomotiv, elektronik, tekstil, konfeksiyon, dokuma, gıda, eczacılık, kimya, metal, makine, seramik ve maden sanayisi gibi sektörler geliştirilerek ekonominin farklı alanlarında atılımlar yapıldı.


Sahip bulunduğu potansiyeli kullanmak amacıyla tekstil sektörünü geliştirmeye özel önem veren Özbekistan, pamuk ihraç eden ülke olmaktan vazgeçerek tekstil sektöründe önemli yatırımlar yaptı. Bağımsızlığının ilk yıllarında tekstil ürünleri ithal eden Özbekistan, böylelikle bu ürünleri ihraç eden başlıca ülkelerin arasında yer aldı.


Eski Cumhurbaşkanı Kerimov döneminde, en son 2001'de yapılan Türkçe Konuşan Devletler Devlet Başkanları Zirvesi'ne meclis başkanı düzeyinde katılan Özbekistan, Mirziyayev'in göreve gelmesinin ardından Türk Konseyine yeniden ilgi göstererek 2018'de Bişkek'te yapılan Türk Konseyi toplantısına uzun bir aradan sonra ilk defa cumhurbaşkanı düzeyinde katılım sağladı.


Konseye 2019'de üye olan Özbekistan, Kasım 2022'de de yeniden yapılandırılan Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Konseyi Zirvesi'ne ev sahipliği yaptı.


Mirziyayev'in göreve gelmesiyle, bölge ülkelerinin tümüyle ortak sınırları bulunan Özbekistan, karşılıklı işbirliklerini geliştirerek taraflar arasında güven ortamının oluşmasına önemli katkı sağladı ve Orta Asya Devlet Başkanları İstişare Konseyi'nin kurulmasına öncülük etti.


Özbekistan 364,5 ton altın ile dünyadaki en çok altın rezervine sahip ilk 20 ülke arasında yer alırken, 2024'te ürettiği yaklaşık 120 ton altın ile dünyanın en çok altın üreten 10 ülkesi arasında bulunuyor.


Uranyum rezervleri bakımından dünyada 11'inci, üretiminde ise 7'nci sırada bulunan ülkede yılda 4 ton uranyum elde ediliyor.


Dünyada en çok pamuk üreten ülkeler arasında yer alan Özbekistan'da yıllık ortalama 3 milyon ton ham pamuk imal ediliyor, tamamını ülkedeki fabrikalarda işlemek amacıyla 2020'den itibaren üretilen pamuğun ihracatı tamamen durduruldu.


Orta Asya'nın en kalabalık ülkesi Özbekistan, Sovyetler Birliği'nin parçalanmasının ardından ilan ettiği bağımsızlığının 35. yılında Türk Devletleri Teşkilat'nın da en güçlü üyelerinden biri.


"Müstakillik" ebedi olsun.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Peygamberimiz ve Güzel Ahlak (Cuma Hutbesi)

    Ey Fahr-i Kâinat Efendimiz! Veladetinin sene-i devriyesinde, “ Ne mutlu beni görmeden iman edenlere ” [1] diyerek müjdelediğin kardeşlerin olmanın huzur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bizleri ümmetin olmakla şereflendiren Yüce Rabbimize sonsuz hamd ve sena ediyoruz. Salât ü selâm, tahiyyât ü ikrâm, her türlü ihtirâm sana, âline ve ashabına olsun. Aziz Müminler! Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), Cenâb-ı Hakk’ın “ Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin ” [2] övgüsüne mazhar olan, ilahî mesajın nasıl hayat bulacağını gösteren bir kılavuzdur. Ve onun ahlakı, yaşadığı çağda kalan ya da uzaktan hayranlık duyulan bir örneklikten ibaret değildir. Efendimiz (s.a.s)’in rahmet mesajlarında bütün insanlık için hikmetler vardır. Nitekim Peygamberimiz (s.a.s) buyurdular ki: “ Allah sizin suretlerinize ve mallarınıza bakmaz, ancak kalplerinize ve amellerinize bakar. ” [3] Yine buyurdular ki: “ Doğruluktan ayrılmayın. Çünkü doğruluk iyiliğe, iyilik de cennete götürür… Yalandan sakının! Çünkü yala...

PDF Dosya Boyutunu Düşürmenin Pratik Yolu

PDF dosyaları, profesyonel, akademik ve kişisel ortamlarda bilgi paylaşımının standart formatlarından biri haline gelmiştir. İster bir proje raporu, teknik doküman, iş teklifi, taranmış sözleşme ya da sunum olsun, PDF formatı birçok alternatif dosya türünün sağlayamadığı tutarlılığı sunar. Bir belge, hangi cihaz veya işletim sistemi kullanılırsa kullanılsın aynı görünümünü korur ve bu da PDF’leri güvenilir bir iletişim aracı haline getirir. Ancak belgeler daha kapsamlı ve görsel açıdan daha zengin hale geldikçe dosya boyutları da büyümeye başlar. Yüksek çözünürlüklü görseller, gömülü grafikler, taranmış sayfalar ve detaylı tasarımlar dosya boyutunu hızla artırabilir. Başlangıçta kullanışlı görünen bir belge, zamanla saklanması, yüklenmesi, paylaşılması veya e-posta ile gönderilmesi zor bir dosyaya dönüşebilir. Bu nedenle PDF boyutunu yönetmek, birçok kullanıcı için dijital verimliliğin önemli bir parçası haline gelmiştir. Belge yönetimindeki en önemli gelişmelerden biri çevrimiçi PDF a...

Özbekistan Hava Kuvvetlerine 24 Çin J-10 CE Savaş Uçağı Aldı

Özbekistan, Çin üretimi J-10CE savaş uçaklarını envanterine kattığını devlet televizyonunda yayımlanan görüntülerle ilk kez doğruladı. Özbekistan'ın bağımsızlığının 35’inci yıl dönümü kapsamında yayımlanan görüntülerde, Özbekistan Hava Kuvvetleri’ne ait J-10CE savaş uçakları da yer aldı. Görüntülerde uçakların formasyon halinde uçtuğu ve bir hava üssüne iniş yaptığı görüldü. Uçaklardan birinin, kuyruğunda Özbekistan bayrağıyla fren paraşütünü açarak iniş yaptığı belirtildi. Özbekistan, Çin'in J-10CE savaş uçağını kullanan ikinci yabancı ülke olduğunu doğruladı . Bu durum, Pekin'in gelişmiş savaş uçağı ihracatında bir başka atılımı ve uzun süredir Rus savaş uçaklarının hakimiyetinde olan Orta Asya savunma pazarına potansiyel olarak önemli bir giriş anlamına geliyor. Daha önce çıkan haberlerde Özbekistan'ın 24 adet J-10CE siparişi verdiği öne sürülmüştü, ancak iki ülke de bu anlaşmayı doğrulamadı. Ancak, Özbekistan Cumhurbaşkanlığı Ofisi tarafından Cuma günü ülkenin 35...

Kırgızistan Cumhuriyeti 35'inci Bağımsızlık Yıldönümünü Kutluyor

Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla 31 Ağustos 1991 tarihinde bağımsızlığını ilan eden Kırgızistan'da halk, bugün egemen bir devlet olmanın coşkusunu yaşıyor. Türkistan coğrafyasında yaşayan en eski Türk kökenli topluluklardan olan Kırgız halkı, bugün 1991 yılında ilan edilen bağımsızlığın coşkusunu yaşıyor. Tarih sahnesine MÖ 3. asırda çıkan Kırgızlar, 16. ve 17. yüzyıllarda Kalmuk ve Moğollara karşı mücadele verdi. 18. yüzyılda Türkistan’da teşekkül eden hanlıklara tabi olan Kırgızlar, 1860 -1861 yıllarında ise Rus işgaline uğradı. Kırgızlar, 19. yüzyılın sonlarına doğru Çarlık rejiminin yönetimi altında yaşamaya başladı. Çarlık Rusyası öncelikle Kazak bozkırlarını ele geçirdi ve sonra Tanrı Dağlarına Sibirya tarafından girerek Türkistan’ı işgal etti. 1867 yılında Çarlık Rusyası Türkistan’ı önce bölgelere ve sonra da eyaletlere böldü. Çarlık Rusyası böldüğü topraklara Rusları yerleştirmiş ve bu topraklarda yeni bir Rusya yaratmayı amaçlıyordu. 31 Ağustos 1991’de olağanüstü top...

Milli Eğitim Bakanlığı 2026-2027 Öğretim Yılında Öğretmenleri Cendereye Sokacak Bir Genelge Yayımladı

Okullarda yeni eğitim-öğretim yılı yaklaşıyor. Ders zili 14 Eylül Pazartesi sabahı çalacak. Yeni eğitim öğretim yılı öncesinde 2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler konulu genelge, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin imzasıyla yayımlanarak 81 ile gönderildi. Genelgede yeni eğitim-öğretim yılında uygulanacak kurallar ve devreye alınacak yeni uygulamalar yer alıyor. Bakanlığın genelgesinde, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun ile ortaya konulan duruş, bakanlığın tavizsiz en temel önceliklerinden biri ve eğitim ve öğretim süreçlerinin ana hedeflerinden biri olarak anlatıldı. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, 81 ile gönderilen genelgede eğitimcilerin kılık kıyafetine ilişkin düzenleme yer aldı. Genelgede; eğitim kurumu yöneticilerinin, öğretmenler ve eğitim çalışanlarının görevlerini yerine getirirken öğretmenlik mesleğinin saygınlığını, temsil sorumluluğunu ve öğrencilere örnek olma niteliğini gözeteceği ifade edildi. Eğitimcilerin kılı...