Kırgızistan, son 50 yılda ormanlık alanının yaklaşık yüzde 90'ını kaybetti. Bu tahmin, ülkenin 2035 yılına kadar geçerli olan Milli Adaptasyon Planı'nda yer alıyor. Taslak belge kamuoyunun tartışmasına açık.atıfta bulunuldu.
Belgenin yazarları bunun sadece bir çevre problemi olmadığını belirtiyor. Ormansızlaşma doğrudan sel, erozyon ve toprak kayması riskini artırıyor. Ayrıca su kaynaklarının durumunu kötüleştiriyor ve yollara, köprülere ve tarım arazilerine verilen zararı artırıyor.
Belgede ormanlar ve dağ ekosistemleri devletin doğal altyapısı olarak tanımlanıyor. Bu ekosistemler dağlardan gelen su akışını düzenliyor ve şiddetli yağmurların yıkıcı etkilerini azaltıyor.
Hükümet, 2035 yılına kadar kriz halindeki en az 150.000 hektarlık su havzası ve orman alanını restore etmeyi veya istikrara kavuşturmayı planlıyor. Bir diğer hedef ise büyük su havzalarının en az yüzde 60'ını ağaçlandırma, yamaç stabilizasyonu ve diğer koruma önlemleriyle kaplamak. İstanbul gibi büyük bir şehrin "Sazlıdere" su havzasını belediyenin ve sivil toplumun itirazına yapılaşmaya açan Türkiye Cumhuriyeti'nin Kırgızistan'dan ders alması gerek...*
Ayrıca, sel ve heyelan riski yüksek bölgelerde yeni yapılar inşa edilirken, çevredeki ekosistemlerin durumu dikkate alınmalıdır. Bu tür bölgelerde yeni tesisler, ekosistem tampon bölgesi değerlendirilmeden tasarlanmamalıdır.
Ayrıca, 2035 yılına kadar hassas dağ ve orman ekosistemlerinin en az yüzde 80'inin izlenmesi planlanmaktadır. Önemli bölgelerde ekosistem restorasyonu için en az 40 pilot uygulama alanı kurulması planlanmaktadır.
* Sazlıdere su havzası, Sazlıdere Barajı ve onu besleyen çevre ekosistemini kapsayan kritik bir su havzasıdır.

Yorumlar
Yorum Gönder