Altı yıl süren karanlık, ailenin takibi ve bir itirafçının vicdan azabı sayesinde aydınlanmaya başladı.
Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi olan Gülistan Doku'nun bir anda ortadan kaybolması ve hala olayın çözülememiş olması yüzümüzün karasıydı. 1995 doğumlu olan Doku, Tunceli’de öğrenim görüyordu.
Ailesi ve insan hakları savunucuları sürecin aydınlatılması için çağrılarını sürdürdü. Dosya, kayıp vakaları ve adli süreçler açısından Türkiye’de en çok konuşulan olaylardan biri olarak hafızalarda yer aldı.
2020 yılından bu yana kayıp olan Gülistan Doku’ya ilişkin yürütülen soruşturmada cinayet şüphesiyle 13 şüphelinin yakalanmasına yönelik 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda aralarında Gülistan Doku'nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abakarov ve dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in de bulunduğu 11 kişi gözaltına alındı.
Yıllardır kayıp bir genç kız dosyası olarak görülen Gülistan Doku soruşturması, bugün gerçekleştirilen operasyonla birlikte çok daha ağır iddiaların merkezine yerleşti. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada, bir kaybolma hadisesi değil; bir tecavüz ve bir öldürme hadisesi ve buna ilaveten delil karartma, dijital izlerin silinmesi, kamu nüfuzunun kullanılması ve muhtemel bir organize örtbas zinciri mercek altına alındı. Bu çerçevede toplam 13 kişi için yakalama kararı doğrultusunda operasyon başlatıldı. İddialar gerçekten vahimdi. Tecavüz ve öldürme ile suçlanan valinin oğluydu. Delilleri yok etmekle suçlananlar vali ve kamu cinayetleri aydınlatması gereken kamu görevlileriydi. Gülistan'ın cep telefonunun sim kartı silinmişti. Sim kart silme ücretinin de kamu kaynaklarından ödendiği iddia ediliyordu. Eski vali ise o dönemde oğlunun lisede okuduğunu söyleyerek kendini ve oğlunu savundu.
Gülistan Doku, 5 Ocak 2020’de kayboldu. O gün son olarak öğretmeninin evinden ayrıldığı, erkek arkadaşı Zeinal Abakarov. ile görüştüğü ve ardından Munzur Üniversitesi istikametine giden minibüse bindiği belirlendi. İlk soruşturma aşamasında HTS kayıtları, MOBESE görüntüleri ve tanık anlatımları incelendi. Son sinyalin Sarı Saltuk Viyadüğü-Dinar Köprüsü hattında alındığı tespit edildi. Gülistan'ın intihar etmiş olabileceği ileri sürüldü. Kendini atmış olabileceği değerlendirilen Uzunçayır Barajı’nda yapılan aramalara rağmen Gülistan’a ait hiçbir ize ulaşılamadı.
Ancak yıllar içinde dosyaya giren yeni beyanlar, teknik veriler ve bilirkişi incelemeleri, intihar ihtimalinin ötesinde çok daha karanlık ve organize suç içeren bir tabloyu gündeme getirdi. Özellikle olay gününe ve sonrasına ilişkin araç hareketleri, telefon sinyalleri, silinen sosyal medya verileri ve bazı kamu görevlilerinin dosya bağlamında tespit edilen şüpheli bağlantı ve hareketlilikleri soruşturmanın seyrini tamamen değiştirdi.
Gülistan Doku soruşturmasında 7 şüphelinin daha adliyeye sevk edilmesi, eski polis memuru Gökhan Ertok ile İl Özel İdaresi'nde görev yapan Erdoğan Elaldı’nın tutuklanmasının ardından açıklama yapan dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “O dönem gözaltına alınanlar dahil herkes sorgulandı, ancak bir şey çıkmadı” demiş. Demek ki iyi soruşturma yapılamamış. Nedense bunu da kabullenen yoktu.
Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili soruşturmasda yeni bir gelişme yaşandı. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen Mustafa Türkay Sonel'in savcılıktaki sorgusu tamamlandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen Mustafa Türkay Sonel, "kasten öldürme" suçundan tutuklandı. Böylece soruşturmada tutuklu sayısı 10'a çıktı.
Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin, aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir'in de aralarında bulunduğu 15 şüphelinin gözaltına alındığı soruşturma kapsamında, Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov ile annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer ile Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu tutuklanmış, Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. ile Uğurcan A. ise haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
İçişleri Bakanlığınca açığa alınan ve Elazığ'da gözaltına alınan eski Tunceli Valisi Sonel, Erzurum'a getirilmişti. Eski başhekim Özdemir'in jandarmadaki işlemleri sürüyor. Mustafa Türkay Sonel'in yakın arkadaşı olduğu belirtilen ve ABD'de bulunan şüpheli Umut A. hakkında ise yakalama kararı çıkarılmıştı.
Soruşturma dosyasında yer alan en dikkat çekici detaylardan biri, Gülistan Doku’nun kaybolmadan kısa bir süre önce Tunceli Devlet Hastanesine yaptığı giriş kaydının silinmesi oldu. Bilirkişi raporları ve teknik incelemeler sonucunda, Doku’nun 31 Aralık 2019 tarihinde saat 09.09’da hastaneye giriş yaptığına dair POLNET kayıtlarının resmi belge olduğu, ancak HBYS (Hastane Bilgi Yönetim Sistemi) üzerindeki LOG kayıtlarının kasten silindiği tespit edildi.
Hastane kayıtlarının silindiğine dair bulguların ardından, dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen talimatla Bursa’daki adresinde gözaltına alındı.
Düşünün şimdi: Gülistan Doku, o valinin kızı olsaydı...
Gerçekten de yağ kokmuş, çare diye görülen tuz da kokmuş.
