Humeyniseverler Geri mi Döndü?

0

1979 Yılının Şubat ayında Türkiye ve Fransa’da sürgün hayatı yaşayan Ayetullah Humeyni halkın tezahüratları arasında İran’a döndü. Şah Rıza Pehlevi, ailesi ve servetiyle ülkeden kaçtı. Türkiye’de kendilerine “İslamcı” adını veren gruplar o tarihlerde duvarlara “Allahü Ekber / Humeyni rehber” yazmakla meşguldü. Dergileri, kitapları aynı havaya girmişti. Hepsi kültür ve mezhep farklarını unutmuş, İslam düzeni ütopyasında uçuyorlardı.


Türkiye’de çalışan ve okuyan Güney Azerbaycan Türkleriyle sohbetlerimizde bu gidişin sonunu iyi görmediğimizi, ana dilleri ve hayat tarzları üzerinde şah zulmünü aratmayacak baskıların yaklaştığını söylediğimizde önce inanmadılar. Aylar yılları kovaladı. İki yıl içinde dediğimize geldiler ama iş işten geçmişti.


ABD – İsrail koalisyonunun bazı Arap ülkelerinin de desteği ile İran’a saldırması kendilerine İslamcı diyenlerin kafalarını karıştırdı. Kadir Mısıroğlu’nun “İsterse Amerika’nın kuklası olsun, yeter ki halifemiz olsun” saçmalığına inananlar var. Zannediyorlar ki halifemiz olursa dünyanın bütün Müslümanları itaat edecek. Tarihten bile haberleri yok.


İstanbul’un bir camiinde imam-hatip veya vaiz olarak görev yapan, işportacılar gibi bağırıp çağıran bir zat “Savaşın tarafı olmak zorunda değilim.” diyor. Yani Hristiyan veya Yahudi ile Şia arasında fark görmediğini ifade ediyor.


İran tarafından insansız hava araçları ile Azerbaycan’ın Nahcıvan özerk bölgesine saldırı yapılmasının ardından Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in gösterdiği tepkiyi anlamakta zorlanan yeni nesil Humeyniciler de bugünlerde ortaya çıkmaya başladı. Bu gafiller, 1990’lardan itibaren otuz yıl Karabağ meselesinde İran’ın Ermeni yanlısı olmasına sessiz kalmış kişiler. Azerbaycan ordusu Ermenistan’ı ve Karabağ Ermenilerini mağlup edip topraklarını kurtardığında barış anlaşması ile Azerbaycan’ı ikiye bölen ve Türkiye’yi de Türk dünyasından koparan Zangezur koridorunun açılma ihtimaline ilk karşı çıkan da İran oldu. Yeni nesil güya İslamcı olma iddiasındaki bu mankurtlar o dönemde de sessiz kalmışlardı.


Mankurtlar Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in gösterdiği tepkiye çok kızmışlar. Malum vaize, Türkiye’nin meşhur bakanına, topraklarını ABD askerine açan Arap ülkelerine ses çıkarmayan mankurtlar, Aliyev’i fotomontajla “Ağlama Duvar” önünde başında Yahudi kipasıyla tasvir eden resimleri sosyal medyada paylaşarak Aliyev ve Azerbaycan düşmanlığı yapıyorlar.


Biz bir Rum çocuğun burnu kanasa üzülürüz ama Kıbrıs Türklerinden vazgeçmeyiz. İran halkının ABD – İsrail bombalarının patlamasıyla can vermesine üzülürüz ama Azerbaycan’dan vazgeçmeyiz.


Kan dökmeyi seven bir millet değiliz. Ancak herkes bilmelidir ki Türksüz bir dünyayı hayal etmektense o dünyanın şahdamarını keseriz.

Yorum Gönder

0 Yorumlar

Yorum Gönder (0)

#buttons=(Çerezleri kabul et) #days=(20)

Web sitemiz çerezler sunmaktadır. Kabul edin
Çerezleri kabul et