Ana içeriğe atla

Kara Bir Gün: 26 Şubat 1992 Hocalı Katliamı


Sovyetler Birliği dağılırken Rus silahli birliklerinin desteği ile katliama maruz kalan ve ardından 2020 yılına kadar Ermenistan işgali altında bulunan Karabağ, Azerbaycan Cumhuriyetine ait, fiziki coğrafyası bakımından dağlık ve ovalardan oluşan bir bölgedir. Bölgenin doğal sınırlarını Kür (Kura) ve Aras nehirleri ile Gökçe gölü teşkil etmektedir. Azerbaycan’ın ve dünyanın siyasi gündemine Dağlık Karabağ Vilayeti olarak giren bölgenin toplam yüzölçümü 4.392 km²’dir. Kuzeyden güneye 120, doğudan batıya 35 ile 60 km arasında değişen ölçümleri ile Karabağ Azerbaycan topraklarının sadece %5’ni teşkil etmektedir. 

Tarihi bakımdan miladi başlarından itibaren Türk göçlerinin bölgeye gelmesiyle Türklerin Kafkasya’daki en önemli yerleşim alanlarından biri olan Azerbaycan’ın göçebeler için en verimli bölgesi Karabağ olmuştur. Karabağ’da yerleşen ilk kavimlerin etnik bakımdan karma bir topluluk olan İskit veya Sakalar olduğu bilinmektedir. Saka boylarından biri olan Varsaklar veya Arsaklar Karabağ bölgesinin tamamına hâkim olarak uzun yıllar burada iskân tutmuşlardır. Bölge daha sonra Hazar Türkleri, ardından da Müslüman Türkler tarafından tutulmuş, Arran eyaletinin bir bölgesi olarak kaynaklarda gösterilmiştir.

Bilinen adıyla “Hocalı Katliamı”; derinlemesine bakıldığında akıl almaz bir cinayetler silsilesi ve tam 613 Azerbaycan Türkü’nün katledildiği bir menfur kıyım. Katliamın öncesinde 7 bin kişinin yaşadığı Dağlık Karabağ’ın gözde yerleşim merkezi Hocalı, 106'sı kadın, 70'i yaşlı, 63'ü çocuk olmak üzere 613 Azerbaycan vatandaşının hayatını kaybettiği bir vahşetle sarsıldı. 487 Azerbaycan Türkü’nün ağır yaralı kurtulduğu saldırılarda Ermeni kuvvetleri 1275 kişiyi esir aldı ve maalesef bu esirlerin 150'sinden hâlâ haber alınabilmiş değil. Katliamda 8 aile tamamen nüfustan silindi, 25 çocuk anne ve babasını, 130 çocuk ise anne veya babasından birini kaybetti.

Ermeni güçler 1991’in son aylarından itibaren abluka altında tuttuğu Hocalı’ya yönelik saldırılarını 26 Şubat 1992'de yoğunlaştırdı. Karabağ’ın başkenti Hankendi’yi ele geçirdikten sonra Hankendi’de yer alan Sovyet Rus ordusunun 366. motorize alayıyla birlikte Ermeni kuvvetleri Hocalı’ya üç taraftan saldırdı. Saldırıların sonucunda aylardır ablukada, kara ve hava yolundan dışarısıyla irtibatı kesilmiş olan Hocalı işgal edilmedi sadece, saldırılarda siviller toplu şekilde vahşice öldürüldü ve esir alınan Azerbaycan Türklerine türlü işkenceler yapıldı. Bu yaşananlar 20. yüzyılın son çeyreğinde dünyanın gördüğü en kanlı katliamlarından biriydi. Olay sonrasında katliamın kurbanlarına yapılan otopsiler neticesinde yayımlanan adli tıp raporları ve olaya şahit olanların aktardıkları; Hocalı sakinlerinin kafa derilerinin soyulduğunu, cinsel organlarının kesildiğini ve hatta gözlerinin çıkarıldığını; üstelik bu vahşi fiillerin sadece yetişkin ve genç insanlara karşı değil çocuk ve yaşlılara karşı da işlendiğini gösteriyor. Olaydan birkaç gün sonra ancak bölgeye girebilen gazetecilerin bölgede çektiği fotoğraflar katliamın büyüklüğünü ortaya koyuyor. Özellikle katliamın dünyaya duyurulmasında en etkin rol oynayan gazetecilerden birisi olan Thomas Goltz’un olaydan bir hafta sonra Hocalı Katliamı’yla ilgili The Washington Post gazetesinde yayımladığı “İhanete Uğrayan Kasaba” (A Town Betrayed) yazısı katliamı Batılı ülkeler başta olmak üzere tüm dünyanın gündemine taşıdı.

Hocalı Katliamı 1992 yılının 25 Şubat’ı 26 Şubat’a bağlayan gecesinde yaşandı. Yaşananlar için bir tarih verilebilse de bu tarih genişleyen bir zaman olarak acı ve travmatik hatıraları Azerbaycan Türklerinin zihnine ve kalbine derin bir şekilde kazıdı. Bu nedenle “Hocalı Katliamı” Azerbaycan Türkleri ve özellikle de katliamda sevdiklerini yitirenler için adaleti sağlanmadıkça sabaha erişmeyen bir karanlık gece ve sarılmayan bir yara olarak kalmaya devam edecek. Konuyla ilgili Bakü Hükûmeti’nin AİHM ve Lahey Adalet Divanı gibi uluslararası hukuk kurumları nezdindeki girişimleri devam ediyor.

Rusya’nın 19. yüzyıldan itibaren Kafkasya ve Orta Asya’da uyguladığı politikaların bir neticesiydi Hocalı’da yaşananlar. Özellikle 1830’dan itibaren Rusya bölgenin nüfus yapısıyla oynamaya başlamış; İran’dan ve Anadolu coğrafyasından Ermenileri yoğun bir şekilde Karabağ bölgesine göç ettirmişti. Bir yandan da bölgedeki Müslüman nüfus zorla yerinden ediliyordu.  Sonrasında Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla, Gorbaçov’un “nispeten ılımlı” politikaları neticesinde ve Ermenilerin bölgedeki nüfus değişikliklerine güvenerek giriştikleri faaliyetler nedeniyle 1988 yılında kriz hâline gelen Dağlık Karabağ bölgesi, Azerbaycan’ın geçmişten bugüne iç ve dış politikasını belirleyen önemli bir eşik oldu. Azerbaycan ve Ermenistan arasında SSCB döneminde başlayan sorunlar, iki devletin de bağımsız olmasının ardından fiili  çatışmalara dönüştü. Azerbaycan ve Ermenistan arasında geçmişten beri süregelen ve 1988’de fitili ateşlenen gerilim sürecinde 1992 yılının 26 Şubat günü Ermenilerin Hocalı’daki Azerbaycan Türklerine yaptığı mezalim ile en şiddetli ve korkunç gelişme yaşanmış oldu. İki ülke arasında 1994 yılında ilan edilen ateşkese kadar bölgeden Azerbaycan Türklerinin göçü devam etti. Bu sürecin nihayetinde yaşanan akıl almaz katliamın yanı sıra Dağlık Karabağ dâhil Azerbaycan topraklarının yüzde 20’si işgal edildi ve 1 milyona yakın Azerbaycan Türkü topraklarından göç etti.

Azerbaycan ordusunun yaklaşık 30 yıl boyunca Ermenistan'ın işgali altında bulunan Karabağ ve çevresindeki illeri 2020 yılında 44 gün süren bir savaşla geri aldı.


Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra işgal ettiği topraklardan 30 yıla yakın süreyle Azerbaycan sivillerine saldırılarda bulunan Ermenistan'ın 27 Eylül 2020'de sınır köylerini ağır silahlarla vurması, savaşın fitilini ateşledi. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in emriyle Azerbaycan ordusu aynı gün karşı harekata başladı.

Bir süre sonra "Vatan Muharebesi" olarak adlandırılan operasyon 44 gün sürdü. 5 şehir, 4 kasaba ve 286 köy işgalden kurtarıldı. Savaşta Azerbaycan ordusu 2 bin 908 şehit verdi, 94 sivil Ermenistan'ın saldırıları sonucu hayatını kaybetti.

8 Kasım 2020'de Şuşa'nın kurtarılmasıyla Ermenistan hezimeti kabul etti ve 10 Kasım'da Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya arasında üçlü bildiri imzalandı. Bildiri gereği Ermenistan ordusu Ağdam, Kelbecer ve Laçın'dan da çekildi.

10 Kasım "Zafer Günü" ilan edilse de bu tarihin Mustafa Kemal Atatürk'ün vefat gününe denk gelmesi sebebiyle Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in nezaketi sonucu, Şuşa'nın kurtarıldığı gün olan 8 Kasım resmi "Zafer Günü" olarak kabul edildi.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Peygamberimiz ve Güzel Ahlak (Cuma Hutbesi)

    Ey Fahr-i Kâinat Efendimiz! Veladetinin sene-i devriyesinde, “ Ne mutlu beni görmeden iman edenlere ” [1] diyerek müjdelediğin kardeşlerin olmanın huzur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bizleri ümmetin olmakla şereflendiren Yüce Rabbimize sonsuz hamd ve sena ediyoruz. Salât ü selâm, tahiyyât ü ikrâm, her türlü ihtirâm sana, âline ve ashabına olsun. Aziz Müminler! Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), Cenâb-ı Hakk’ın “ Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin ” [2] övgüsüne mazhar olan, ilahî mesajın nasıl hayat bulacağını gösteren bir kılavuzdur. Ve onun ahlakı, yaşadığı çağda kalan ya da uzaktan hayranlık duyulan bir örneklikten ibaret değildir. Efendimiz (s.a.s)’in rahmet mesajlarında bütün insanlık için hikmetler vardır. Nitekim Peygamberimiz (s.a.s) buyurdular ki: “ Allah sizin suretlerinize ve mallarınıza bakmaz, ancak kalplerinize ve amellerinize bakar. ” [3] Yine buyurdular ki: “ Doğruluktan ayrılmayın. Çünkü doğruluk iyiliğe, iyilik de cennete götürür… Yalandan sakının! Çünkü yala...

PDF Dosya Boyutunu Düşürmenin Pratik Yolu

PDF dosyaları, profesyonel, akademik ve kişisel ortamlarda bilgi paylaşımının standart formatlarından biri haline gelmiştir. İster bir proje raporu, teknik doküman, iş teklifi, taranmış sözleşme ya da sunum olsun, PDF formatı birçok alternatif dosya türünün sağlayamadığı tutarlılığı sunar. Bir belge, hangi cihaz veya işletim sistemi kullanılırsa kullanılsın aynı görünümünü korur ve bu da PDF’leri güvenilir bir iletişim aracı haline getirir. Ancak belgeler daha kapsamlı ve görsel açıdan daha zengin hale geldikçe dosya boyutları da büyümeye başlar. Yüksek çözünürlüklü görseller, gömülü grafikler, taranmış sayfalar ve detaylı tasarımlar dosya boyutunu hızla artırabilir. Başlangıçta kullanışlı görünen bir belge, zamanla saklanması, yüklenmesi, paylaşılması veya e-posta ile gönderilmesi zor bir dosyaya dönüşebilir. Bu nedenle PDF boyutunu yönetmek, birçok kullanıcı için dijital verimliliğin önemli bir parçası haline gelmiştir. Belge yönetimindeki en önemli gelişmelerden biri çevrimiçi PDF a...

Özbekistan Hava Kuvvetlerine 24 Çin J-10 CE Savaş Uçağı Aldı

Özbekistan, Çin üretimi J-10CE savaş uçaklarını envanterine kattığını devlet televizyonunda yayımlanan görüntülerle ilk kez doğruladı. Özbekistan'ın bağımsızlığının 35’inci yıl dönümü kapsamında yayımlanan görüntülerde, Özbekistan Hava Kuvvetleri’ne ait J-10CE savaş uçakları da yer aldı. Görüntülerde uçakların formasyon halinde uçtuğu ve bir hava üssüne iniş yaptığı görüldü. Uçaklardan birinin, kuyruğunda Özbekistan bayrağıyla fren paraşütünü açarak iniş yaptığı belirtildi. Özbekistan, Çin'in J-10CE savaş uçağını kullanan ikinci yabancı ülke olduğunu doğruladı . Bu durum, Pekin'in gelişmiş savaş uçağı ihracatında bir başka atılımı ve uzun süredir Rus savaş uçaklarının hakimiyetinde olan Orta Asya savunma pazarına potansiyel olarak önemli bir giriş anlamına geliyor. Daha önce çıkan haberlerde Özbekistan'ın 24 adet J-10CE siparişi verdiği öne sürülmüştü, ancak iki ülke de bu anlaşmayı doğrulamadı. Ancak, Özbekistan Cumhurbaşkanlığı Ofisi tarafından Cuma günü ülkenin 35...

Kırgızistan Cumhuriyeti 35'inci Bağımsızlık Yıldönümünü Kutluyor

Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla 31 Ağustos 1991 tarihinde bağımsızlığını ilan eden Kırgızistan'da halk, bugün egemen bir devlet olmanın coşkusunu yaşıyor. Türkistan coğrafyasında yaşayan en eski Türk kökenli topluluklardan olan Kırgız halkı, bugün 1991 yılında ilan edilen bağımsızlığın coşkusunu yaşıyor. Tarih sahnesine MÖ 3. asırda çıkan Kırgızlar, 16. ve 17. yüzyıllarda Kalmuk ve Moğollara karşı mücadele verdi. 18. yüzyılda Türkistan’da teşekkül eden hanlıklara tabi olan Kırgızlar, 1860 -1861 yıllarında ise Rus işgaline uğradı. Kırgızlar, 19. yüzyılın sonlarına doğru Çarlık rejiminin yönetimi altında yaşamaya başladı. Çarlık Rusyası öncelikle Kazak bozkırlarını ele geçirdi ve sonra Tanrı Dağlarına Sibirya tarafından girerek Türkistan’ı işgal etti. 1867 yılında Çarlık Rusyası Türkistan’ı önce bölgelere ve sonra da eyaletlere böldü. Çarlık Rusyası böldüğü topraklara Rusları yerleştirmiş ve bu topraklarda yeni bir Rusya yaratmayı amaçlıyordu. 31 Ağustos 1991’de olağanüstü top...

Bazı NATO Ülkeleri Yeni Nesil Çok Amaçlı Helikopter Arıyor

Altı NATO ülkesi için geliştirilen Yeni Nesil Döner Kanatlı (NGRC) Çok Amaçlı Helikopterin geliştirme süreci bir sonraki aşamaya geçiyor. NATO Destek ve Tedarik Ajansı (NSPA), 31 Temmuz'da helikopter programının konsept tasarım aşaması için bir Teklif Çağrısı (RFP) yayınladı. Tekliflerin sunulması için son tarih Ağustos 2027'dir.