Bir yandan ABD'nin İran'a operasyon düzenlemesi beklenirken diğer taraftan Tahran'la Washington yönetimleri arasındaki nükleer müzakereler de sürüyor.
İran'ın 300 kilogramlık yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokunun akıbeti de müzakerelerin başlıca başlıklarından biri. ABD bu stokun İran dışına çıkarılmasını ve Tahran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını istiyor.
Guardian, İran'ın zenginleştirilmiş uranyumunu seyrelterek ülkede tutmayı planladığını bildirdi. İranlı kaynaklara dayandırılan haberde, bu teklifin birkaç gün içinde ABD'ye sunulacağı aktarıldı.
Tahran'ın yüzde 60 saflıkta zenginleştirilmiş uranyumuyla nükleer bomba üretmesi teorik açıdan mümkün.
Birleşik Krallık gazetesinin cumartesi yayımladığı habere göre, uranyumun yüzde 20 ya da daha az saflık derecesine getirilmesi düşünülüyor.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, kendi toprakları içinde uranyum zenginleştirmelerine ABD'nin karşı çıkmadığını öne sürüyor.
ABD'nin BM Büyükelçisi Mike Waltz ise İran'da "sıfır zenginleştirmeyi" hedeflediklerini söylüyor.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, İran'ın "endüstriyel sınıf bomba yapım malzemesi üretmesinin muhtemelen bir haftalarını alacağını" iddia etti.
ABD'nin USS Abraham Lincoln uçak gemisinin İran suları yakınına konuşlanması başlı başına dikkate değer bir hamle.
![]() | |
|
Bir diğer uçak gemisi USS Gerald R Ford, Akdeniz'e ulaştı ve muhtemel operasyonları desteklemek üzere İran'a doğru ilerliyor.
Bölgeye başka askeri varlıkların da sevki, Washington'ın çok katmanlı askeri seçenekler oluşturduğu izlenimini güçlendiriyor.
Kuveyt, Katar, Suudi Arabistan ve Türkiye'de çok sayıda ABD askeri üssü var.
İngiltere isteksiz görünse de ABD Hint Okyanusu'ndaki Diego Garcia üssünü kullanabilir.
ABD'nin İran'a saldırmasını yıllardır bekleyen İsrail de ABD ile birlikte İran'a saldırmaya hazır.
![]() |
| Hürmüz Boğazı, İran, Katar, Kuveyt, BAE ve Suudi Arabistan petrolünün dünyaya çıkış yolunda. |
İran'ın da eli boş değil. Çok kısıtlı da olsa S-400 hava savunma sistemleri kullanabilir. Kendi seyir füzeleri var. Daha da önemlisi, dünya petrol ticaretinin şahdamarı Hürmüz Boğazı'nı kesebilir.
* * *
Böyle çetrefilli bir durumdaki İran'da iktidardaki mollalarla halkın arasının iyi olmadığı aşikar.
Tahran, Tebriz, Hoy ve Güney Azerbaycan'ın diğer kesimlerinde Azerbaycan Türkçesi konuşan Türklerin ana dili üzerinde büyük bir baskı var.
Geçim sıkntısı çeken halkın protestoları hapis ve idam tehditleriyle önlenmeye çalışılıyor.
ABD ve Avrupa'nın devrik İran şahının varislerini de kullanarak yönetimle halkın arasını daha fazla açmaya çalıştıkları biliniyor.
Başta ABD olmak üzere Batı, İran'ın PKK'sı PJAK'a destek veriyor.
Azerbaycan karşısında işgalci Ermenistan'a destek veren İran, Azerbaycan'ın desteğini alabilecek durumda değil.
Trump'ın bazen övgü ve bazen de şantajlarına maruz kalan; Rusya'dan aldığı S-400 hava savunma sistemini ne yapacağını bilemeyen Türkiye'nin de İran'a destek verme ihtimali yok.
Pakistan ve Afganistan'ın desteği yok.
Hindistan ve Çin'in desteği yok.
Rusya ve Kuzey Kore'nin ne kadar destek verebileceğinin örneğini Venezuela'da gördük.
* * *
Mollalar için en doğrusu İran halkına inanmak ve güvenmek. Gerisi boş.


