Azerbaycan'da ve Türk dünyasında tazeliğini hâlâ koruyan ve tarihe 'Kara Ocak' olarak geçen katliam, Sovyetler Birliği esaretinin ardından Azerbaycan'ın bağımsızlığını kazanmasına giden yolda önemli bir dönüm noktasıdır.
1990 yılının Ocak (Yanvar) ayının 19'unu 20'sine bağlayan gece Sovyet Ordusu'nun AzerbaycanSovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nin başkenti Bakü'ye girmesiyle gerçekleştirilen katliam, büyük acılara sebep olmuştur. 36'ncı yılına giren Yanvar katliamı sırasında ölenler, Türk dünyasında rahmetle anılıyor.
Kara Ocak, (Qara Yanvar), Kara Cumartesi veya 20 Ocak faciası, 1990 Ocağında 19'unu 20'sine bağlayan gece Sovyet Ordusu'nun Azerbaycan SSC'nin başkenti Bakü'ye girmesiyle gerçekleştirilen katliamdır.
Bu katliama "Kara Ocak" denmektedir ve asıl neden ise Ermenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti talepleri ile alakalıdır. Ermenilerin artan toprak talepleri karşısında büyük bir Azeri kitlesi tepki göstermiş ve "Ermeniler Dışarı" sloganları atarak yürüyüşler tertiplemişlerdi. Buna misilleme olarak Ermenistan'da yaşayan çok sayıda Azerbaycan Türkü Ermenistan'dan çıkarılmıştır.
13 Ocak 1990'da başlatılan olayları durdurmak iddiası ile Sovyet Ordusu Bakü'ye girerek protestoları kanlı bir biçimde bastırdı. Sovyet birlikleri, 20 Ocak 1990'da Ermenileri korumak iddiası ile Bakü'ye giderek 143 kişiyi öldürdü.
Sovyet Ordusunun sert müdahelesi Azerbaycan halkında büyük tepkilere sebep oldu. Bu bastırma protesto eden Azerileri cezalandırmaktan öte, artan milliyetçi akımları ve bağımsızlık girişiminde bulunabilecek bütün Sovyet cumhuriyetlerine bir göz dağı niteliğindeydi. Sovyetler Birliği adını taşıyan Rus imparatorluğu, Doğu Almanya'yı kolayca satarken, Baltık devletlerinin bağmsız olmasını müsamaha ile karşılarken Türk cumhuriyetlerinin ve Kafkasya toplumlarının bağımsızlığını istemiyordu.
Ancak bu taktik geri tepti ve Sovyet yönetimi altındaki Azerbaycan'da, diğer Sovyet Cumhuriyetlerinde de olduğu gibi, milliyetçilik akımını ve bağımsızlık talebini hızlandırarak, Azerbaycan halkında Sovyet yönetiminin topluca reddine neden oldu ve Sovyetler Birliği'nin çöküşünü hızlandırdı.
Sonunda Mehemmed Emin Resulzade'nin dediği oldu: Bir kere yükselen bayrak bir daha inmedi.
